ust

Anasayfa Salavat Hayatı Nükteleri Yazılar Şiirler Fotoğraflar Kitaplar Ses e Kitap Ziyaretçi Linkler @ Mail English
 
 
Günün Kitabı

 

Yaşayan Kur'an

 
EDİTÖRDEN SEÇMELER

Mevlid-i Nebi

En Sevgili

İlk Hutbe

Salât, Salavât (I)

Peygamberimiz okuma yazma biliyor muydu?

O, bir nurdu

Hacerü'l-Esved cennetten mi geldi?

Medine-i Münevvere

Anlat bize Uhud

Sevdim seni

O'nu Yaşamak

Seviyoruz seni

Levlake hadisi

Hoş geldin Efendim
Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadette İslam
Mirac'iye
Adalet Peygamberi(s.a.v)’ne…
Efendimiz'i rüyada görmek
Peygamberimizle bir saat konuşmak

Mekke Medine Fotoğrafları

Peygambere bağlılık

  Ellerimiz elinizdedir efendim

24 saati nasıl geçerdi

Selam Sana Ey nebi

  Kutlu bir çocukluk hatırası
Resulüm  
Kutlu olsun
Ey Nebi
Efendimizi Sevmek
Selam sana Peygamberim
Sevgililer Sevgilisisin MUHAMMED
Peygamber Efendimiz'in Bir Günü
 Peygambere Sevgi ve Saygı
 Muhammed'i Çok Özledim
Makam-ı Mahmud nedir?
Nur-u Muhammed Olmadan Asla
Gül Medeniyetinin Müstesna Gülü
Adı Güzel Muhammed
Ey Güzel
Canım Efendim
Senin aşkın

Bir kardeş olarak

 

Bir kardeş olarak Hz. Muhammed(s.a.)

 

26.4.2006- Yeni Şafak

 

Hz.Muhammed'in (s.a.), annesi de, babası da çok genç yaşta öldüklerinden öz kardeşi hiç olmadı. Onun biricik kardeşleri, süt kardeşleriydi. Bu ilâhî takdir sonucu, kardeş sevgisini ve ilgisini, mecburen onlarla paylaşmıştı. Sütkardeşlerinin isimleri Abdullah, Üneyse ve Şeyma idi. Sütannesi, sütbabası ve sütkardeşlerinin hepsi, zaman içinde müslüman olmuşlardır. Hz.Muhammed (s.a.), daha çocukken onların yanında bulunduğu sırada, bütün süt ailesi tarafından çok seviliyor, hatta uğurlu görülüyordu. Sütannesine ve sütbabasına daima saygıyla davrandığı gibi, kardeşlerine de bütün hayatı boyunca, tıpkı öz kardeşleriymiş gibi davrandı. Ayrıca, bir yetim olarak yanında büyüdüğü amcası Ebu Tâlib'in oğlu (amcazâdesi) Ali de, onun hem kardeşi, hem de en yakın arkadaşı gibiydi.

Süt Ebeveyn ve Sütkardeşler

Hz.Muhammed (s.a.), sütannesiyle Taif yakınlarında çöldeki göçebe hayatı sırasında, her çocuk gibi otlaklarda sürü güdüyor, oynuyor, yeri gelince yaramazlık da yapıyordu. Herhalde çocukça çekişmelerin biraz büyüdüğü bir defasında, sütkardeşi Şeyma'nın omzunu dişlemişti. Öyle bir dişlemişti ki, kızkardeşinin omzunda ömür boyu kalacak bir iz bırakmıştı. Ama buna rağmen Şeyma, ısırık dolayısıyla fazla bir acı duymamıştı.

Hz.Muhammed (s.a.), bir gün otururken, süt babası, süt annesi ve süt kardeşi çıkageldiler. Hz.Muhammed (s.a.) hemen ayağa kalktı. Omuzlarına örttüğü şalının (aba veya cübbesinin) bir ucunu süt babasının, öteki ucunu da süt annesinin altına serdi. Süt kardeşini de önüne oturttu. Kavuşma Sevinci, Ölüm Hüznü

Hz.Muhammed (s.a.), Tâif kuşatmasını (h.8/Şubat 630) sona erdirdikten sonra, yeni fethedilmiş bulunan Mekke'ye dönerken, Mekke yakınlarındaki yeşillik bir yer olan Ci'râne'ye geldi. Karargâh kuruldu, esir ve ganimetler buraya nakledilmişti. Bu sırada, Hz.Muhammed'in (s.a.) huzuruna bir kadın getirildi. Bu kadın, Evtâs'ta esir alınmıştı. Kadın, ısrarlı biçimde "Ben Muhammed'in sütkardeşiyim" diyor, ama pek inanan olmuyordu. Bu ısrar üzerine, kadını Hz.Muhammed'e (s.a.) göstermeye karar verdiler. Hz.Muhammed (s.a.), ilk anda kadını tanıyıp çıkartamadı, kim olduğunu sordu. Kadın, Halime'nin kızı Şeyma olduğunu söyledi. Küçük bir çocukken birlikte oyun oynadığı Şeyma'yı, bu büyümüş haliyle bir türlü tanıyamadı. Bunun üzerine Şeyma, omuzunu açıp küçükken Hz.Muhammed'in (s.a.) ısırarak bıraktığı diş izlerini gösterince, olayı hemen hatırladı. Derhal yerinden kalkarak, örtüsünü yere serdi, yanına oturttu. Biraz söyleşip halleştiler. Merakla sütannesi Halime'yi ve sütbabasını sordu. Her ikisinin de öldüklerini öğrenince, çok hüzünlendi ve sel gibi boşalan gözyaşlarını tutamadı. Daha sonra sütannesi Halime'ye dair, ortak çocukluk günlerine dair konuştular.

Hz.Muhammed (s.a.), sohbet sonunda, Şeyma kardeşine, bir isteği olup olmadığını sordu. Esirlikten kurtulup dilerse yanında kalabileceğini, dilerse de biraz mal verip serbest kalabileceğini belirtti. Şeyma, mal alıp köyüne gitmeyi tercih etti. Ona, bir deve, bir elbise ve 20 dirhem para verdi. Şeyma, sütkardeşinden gördüğü bu büyük iyilik karşısında müslüman oldu. Köyüne gitmek üzere ayrılırken de, Hz.Muhammed'i (s.a.) şu sözlerle takdir etti: "Sen, küçük bir çocukken de, büyük bir adamken de, ne iyi kefil (bakan) ve ne iyi bakılansın."

Anlaşılır sebeplerle her yıldan biraz farklı olarak özellikle bu yıl büyük bir coşkuyla karşılanan ve değerlendirilen kutlu doğum günleri boyunca, âlemlere rahmet olan Hz.Muhammed'i (s.a.) biraz farklı biçimde, önce peygamber özellikleriyle, daha sonra da çocukluktan gençliğe ve yetişkinliğe dek en yakın aile çevresindeki sımsıcak insanî ilişkileri çerçevesinde ele almaya çalıştım. Yakın ilgi gösteren ve peygamberimizin bu gibi yönlerinin daha genişçe ele alınması için teşvik eden okuyucularıma, ayrı ayrı teşekkür ederim.

  Vecdi Akyüz

Prof. Dr. Vecdi Akyüz

 

 Kimdir?

 

YAZARIN

SİTEMİZDE YER ALAN

YAZILARI

Bir Evlat Olarak Hz. Muhammed(s.a.)

Bir Kardeş olarak Hz. Muhammed (s.a.)

Bir Torun Olarak Hz.Muhammed (s.a.)

Bir Yeğen Olarak Hz.Muhammed (s.a.)

Hz. Muhammed'in Aydınlatıcı özelliği

Hz. Muhammed'in Şahit ve Uyarıcı Özelliği

Hz. Muhammed'in Ümmîliği

Kutlu Doğum ve Hz. Muhammed'in Özellikleri

Namazda Peygambere Salâtu Selâm

Onu anlatan kitaplar

Peygambere Dua ve Yakınlarını Sevmek

Peygambere Salât ve Selâm

Peygambere Salât ve Selâmın hükmü

Peygambere Sevgi ve Saygı

Peygambere Sevgi ve Saygı Görüntüleri

Peygamberimiz'in şefaatı

Peygamberin Baba-Oğul Koruyucuları

Şefaat kavramı ve duası

Vefakâr Yeğen

 

YAZARIN

SİTEMİZDE YER ALAN

KİTAPLARI

Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadette İslam