Hazreti Muhammed’in Sözleri ve Halleri-Kütüb-ü Sitte Hadisleri

Ona
tâbi olmaları için kullarına emirler verdi:
“Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi
yasakladıysa ondan da sakının!”
“Ey inananlar! Allah’a ve Elçisine itaat edin!”
“Ey inananlar! Allah’a itaat edin. Peygambere, sonra da
içinizden yetki sahibi olanlara itaat edin”
“Ey Peygamber! Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah
da sizi sevsin, günahlarınızı affetsin, de.”
“Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi
yasakladıysa ondan da sakının!”
“Allah Resûlüne itaat eden Allah’a itaat etmiş olur!”
“Peygamber’in emrine muhalefet edenler, başlarına bir
belânın gelmesinden sakınmalıdırlar.”
Evet, Nebiler Hatemi, Resûller Serveri olan Hazreti
Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize uyup
yolunu yol edinen kurtuldu. Zira o yaşayan Kur’an idi.
Vahyin birinci muhatabıydı. Müfessirlerin ilkiydi.
İbadetin zirvesindeydi. Takvada en ileriydi. Ahlâkın en
güzeline sahipti. Çünkü bizzat Rabbi tarafından terbiye
edilmişti. Emsalsiz ilmi sadece Hak’tandı. İnsanlık
amellerin en mutedilini onda gördü. Hakikî fazileti
onunla anladı. Merhameti, şefkati, feragati onunla
tanıdı. İhlâsı, sabrı, şükrü ondan öğrendi. Cehalet
karanlıklarında bunalanlar onun getirdiği nur ile
nurlandılar. Karanlık iklimlerde hidayet kandilleri
oldular. Medenî milletlere üstatlık ettiler.
Ve ondan bize iki şey kaldı: Kitap ve Sünnet. Efendimiz
sallallahu aleyhi ve sellem, “Şüphesiz, en güzel söz
Allah’ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed sallallahu
aleyhi ve sellemin yoludur” buyurarak kendi lisanıyla da
bunların önemini belirtiyordu.
Hikmet sarayına Hazreti Muhammed’in (sav) kapısından
girilir. Hakikat ilmi onunla elde edilir. Teslimiyet
bahçesine onun yolundan gidilir. Rıza mertebesine onun
miracıyla çıkılır. Hakikî iman onun sayesinde kazanılır.
Allah onunla tanınır. Muhabbetullah nuru onunla parlar.
Kendi akıllarına güvenip onun nurundan mahrum kalanlar
ise sapkınlık karanlıklarında debelenir dururlar.