07.09.2006
Berat Gecesi, hicrî/kamerî takvimdeki Şaban ayının 15. gecesidir. Bu gece, mahlûkâtın bir yıl içindeki rızıklarına, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacaklarına, ecellerine ve hatta hacıların sayılarına ait bilgilerin, Allah Teâlâ tarafından, uygulanmak üzere görevli meleklere intikal ettirildiği kabul edilmektedir.
Kur'an'ın Levh-i Mahfuz’dan indirilmesi
İlk müfessirlerden İkrime ve bir grup âlimin kabulüne göre, Berat Gecesi, Kur'an-ı Kerim'in Levh-i Mahfuz'dan topluca dünya semasına indirildiği gecedir; Kadir Gecesi'nde de parça parça indirilmeye başlamıştır. “Apaçık kitaba yemin olsun ki, biz Kur'an'ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş, katımızdan bir emirle, ayırt edilir.” (Duhân, 44/2-5) ayetinde geçen “mübarek bir gece”nin, Berat Gecesi olduğu tefsir edilmiştir. Bu yorumlara uyarak, Berat gününü ve gecesini, Kur'an-ı Kerim ve Kur'an-ı Kerim'le ilgili kitaplar okuyarak değerlendirmekte fayda bulunmaktadır.
Berat günü orucu
Bilindiği gibi, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)'nün Şaban ayındaki hususiyetlerinden birisi, Hazreti Aişe annemizin “Resûlullah'ın Şaban ayındaki kadar oruçlu olduğu bir ay görmedim.” diyerek bildirdiği gibi, çok oruç tutmasıdır. Nebiler Sultanı'nın Berat günüyle ilgili tavsiyelerinden biri, gündüzün oruçlu geçirilmesidir: “Şaban ayının yarısı gelince; gecesini namazla (kıyam ederek), gündüzünü oruçla geçirin...” Ayrıca Peygamber Efendimiz, bir kişiye hitaben “Sen bu ayın (Şaban'ın) ortalarında bir oruç tuttun mu?” diye sordu. O kişi, “Hayır, tutmadım.” cevabını verdi. Bunun üzerine Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), şöyle buyurdu: “Öyleyse, Ramazan'dan çıkıp iftar ettiğinde (bayramdan sonra), o tutmadığın oruç yerine, iki gün oruç tut.” Bu uyarı, Berat günü orucunun çok sevaplı, başka günlerdeki iki günlük nafile oruca denk olduğunu belirtmektedir.
Berat günü kabir ziyareti
Berat gününde kabirleri ziyaret etmek Peygamber Efendimiz'in sünnetindendi. Hazreti Aişe'den gelen rivayete göre, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Şaban ayının 15. gecesi, evden çıkarak Bakî Mezarlığı'na gitmişti. Hazreti Aişe'nin kendisini izlediğini görünce, şöyle buyurdu: “Allah (cc), Şaban ayının yarı (on beşinci) gecesi, dünya semasına tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısından daha fazla kulunu affeder.” Cebrâil (as) gelerek, Peygamber Efendimiz'in mezarlıkta şöyle dua edebileceğini söylemiştir: “Ey mü'minler ve müslimler diyarının insanları! Size selâm olsun! Allah, bizden önce gidenlere de, sonrakilere de merhamet etsin! İnşallah, ileride biz de sizlere kavuşacağız.” Müslümanlar, Berat gününde, Efendimiz'in sünnetine uyarak, vefat etmiş akraba, dost ve sair Müslümanların kabirlerini topluca ziyaret etmelidirler.
Af ve dilek gecesi; o gece dünya semasını rahmet atmosferi kuşatır
Kâinatın Efendisi (sallallâhu aleyhi ve sellem), Berat Gecesi'nde Yüce Allah'ın dünya semasına tecelli ederek, tövbe edenleri affettiğini, rızık dileyenlere rızık, şifa dileyenlere şifa verdiğini, her ne istenirse karşılık verdiğini belirtmektedir: “Şaban ayının yarısı gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçirin. Allah, güneş batınca (rahmetiyle) dünya göğüne (semasına) tecelli eder ve şöyle der: ‘Benden af dileyen yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim.' Bu, böylece ‘var mı, var mı..” diye şafak sökünceye kadar sürer.” Nebiler Serveri, bir Berat Gecesi kıldığı namazı bitirdikten sonra, Hazreti Aişe'ye “Bu gece, hangi gecedir, biliyor musun?” diye sordu. Hazreti Aişe annemiz “Allah ve Rasulü daha iyi bilir.” cevabını verdi. Bunun üzerine Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Bu gece, Şaban'ın 15. gecesidir. Yüce Allah, Şaban'ın 15. gecesinde, Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısından daha çok insanı cehennemden kurtarır. Ancak, kendisine şirk koşanların, Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabalarıyla bağını koparanların, kibirlilerin, ana-babasına isyankâr olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz.” buyurdular.