Muhammed Mustafa SAV

Muhammed Mustafa SAV

Muhammed Mustafa SAV
Anasayfa Yazılar Şiirler Kitaplar Fotoğraflar Salavat Nükteleri Hayatı Multimedya e Kitap Linkler Ziyaretçi English

Peygamberimizin Ehl-i Kitapla Diyaloğu

Prof. Dr. İbrahim Canan

Sufi Kitap

Dostlar arası diyalog bile bazen tadını kaçıracak mecralara kayarak, münâkaşaya, oradan da ağız kavgasına dönüşebilir. Dinler arası diyalog da, elbette ki, şeyh ile müridi arasındaki, birinin üst perdeden verici diğerinin de itirazsız alıcı olacağı bir tarz ve muhtevada olmayacaktır. Yer yer itirazlar, münâkaşalar, delil istemeler, hüccet göstermeler, bunları çürütmeler vs. şekiller araya girecektir. Yani bu, bir bakıma bir "mücadele” olabilecektir. Dolayısıyla Kur’an’da geçen “Ehl-i Kitap’la mücadele” tabirini de diyalog manasında anlayabiliriz.

Meseleye bu geniş çerçeveden yaklaştığımızda, “dinler arası diyalog” kavramına, bazı farklı yorumlar da getirilebilir. Bu yorumlara eksik bilgiler veya bilgilendirmelerin, siyasî ve ideolojik garazların müdâhale ve gölgesi düşünce, -diğer bâzı meselelerimizde olduğu gibi- konu çığırından çıkarak, bir kör dövüşü hüviyetine bürüne(bile)cektir. Nitekim son zamanlarda ortaya çıkan tablo bu değil mi? Bir kısım düşünce gruplarının, çok ciddi, müşahhas sebeplere dayanmadan birbirlerine karşı kuşku üretip, sonra da bu vehimlere dayanarak tatsız ve kırıcı ithamlara girişmesi, başka nasıl izah edilebilir? Biz burada, işaret ettiğimiz tatsız gerçekten hareketle çok fazla teferruata girmeden, son yarım asırdır, insanlığın gündemine düşen “dinler arası diyalog” meselesinde, bizim için “en güzel örneğin kaynağı olan Resûl-ü Ekrem”in (Ahzab 33/21) hayatına eğileceğiz. Böylelikle, günümüzde “Ehl-i Kitap”la yapabileceğimiz diyaloğun temel mesele ve metotlarını tespite çalışacağız. Çünkü mü’minin davranışı, Hz Peygamber’in sünnetine uyduğu nispette güzeldir, meşrudur, müessirdir ve Allah’ın mağfiret ve muhabbetini kazanmaya bir vesiledir (Âl-i İmrân 3/31). İhtilaf ettiğimiz meselelerde Allah ve Resulünün hakemliğine başvurmak dinimizin temel bir düsturudur (Nisa 4/59). Bu açıdan, diyalog meselesindeki ihtilafı gidermek veya ona daha faydalı ve yapıcı bir muhteva kazandırmak için, Ehl-i Kitap’la ilgili sayfanın aydınlatılması sadece önemli değil, aynı zamanda zaruridir.

Bu kitabın yeni baskıda adı (Peygamberimizin Hıristiyan ve Yahudilerle Diyaloğu) olarak değişmiş ve Timaş yayınlarından basımı gerçekleştirilmiştir.

"Ey Ehl-i Kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze gelin: Allah'tan başkasına ibadet etmeyelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da birbirimizi Rab edinmeyelim. Eğer onlar yüz çevirirse siz deyin ki: Şahit olun, biz Müslümanlarız."
Al-i İmran 64

"Zulmedenler hariç, Ehl - i Kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin. Ve onlara şöyle deyin: "Bize indirilene de size indirilene de inandık. Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir. Biz O'na teslim olmuşuzdur."
Ankebut 29/46

"Nefsimi kudret elinde tutan Zat'a yemin olsun; aranıza Meryem'in oğlunun adaletli bir hakem olarak inmesi yakındır. (gelince) haçı kıracak, hınzırı öldürecek ve cizyeyi kaldıracak. Mal da öylesine artacak ki kimse (zekat) kabul etmeyecek."
Müslim, İman 242

"Hatta Hadis-i Sahihle, ahir zamanda İsevilerin hakiki dindarları Ehl-i Kur'an ile ittifak edip, müşterek düşmanları olan zındıkaya karşı dayanacakları gibi; şu zamanda dahi Ehl-i Diyanet ve Ehl-i Hakikat, değil yalnız dindaşı, meslektaşı, kardeşi olanlara samimi ittifak etmek, belki Hıristiyanların hakiki dindar ruhanileriyle dahi, medar-ı ihtilaf noktaları muvakkaten medar-ı münakaşa ve niza etmiyerek, müşterek düşmanları olan mütecaviz dinsizlere karşı ittifaka muhtaçtırlar."
Bediüzzaman

 

Prof. Dr. İbrahim Canan